
Kitap, Kafkasya halklarının binlerce yıllık kültür birikiminin eseri olan Nart Destanları ile başlayarak, 1905 yılında meydana gelen Rus-Japon savaşına gönderilen Karaçay gençlerinin hazin hikâyesini anlatan destanla son buluyor. Karaçay-Malkar halkının Kafkas dağları üzerindeki yüzlerce yıllık hayat mücadelesinden örnekler sergileyen destanlar, Karaçay-Malkar halkının komşularıyla kimi zaman dostluk içinde, kimi zaman ise kanlı savaşlarla geçen hayatlarını da gözler önüne seriyor. Karaçay-Malkar destanlarında yalnızca Karaçay-Malkarlıların değil, onlara komşu yaşayan ve aynı kültürü paylaşan Kabardeylerin, Abazaların, Osetlerin ve Gürcü-Svanların da toplumsal yapılarını, kültürlerini, karakterlerini tanıma fırsatı elde ediliyor.
Doç. Dr. Ufuk Tavkul, eserin sonuç bölümünde Karaçay-Malkar destanlarının konularını oluşturan sosyal ve siyasî olayların analizini şöyle yapıyor:
“Karaçay-Malkarlıların tarihî destanlarında bir olay anlatılırken, olayda adı geçen kahramanların daima “tukum” adı verilen soylarının adı ile anıldıkları dikkati çekmektedir. Bu sayede, savaş, baskın, yağmacılık gibi kendi halklarını yakından ilgilendiren toplumsal olaylar karşısında kahramanlık ve korkaklık gösterenlerin, bunun şerefini ya da utancını yalnız kendilerinin değil, soylarının da taşıması amaçlanmakta, bu şekilde yeni yetişen nesillere cesaret ve kahramanlığın erdemi aşılanmaktadır. Toplumsal statü elde etmenin bir yolu olan yiğitlik ve kahramanlık yalnızca fertlerin değil, onların mensup oldukları soyların itibarını da halkın nazarında yükseltmektedir.